20 Şubat 2014 Perşembe

Eyfel Kulesi'nden Konak PIER'e


Şimdi Eyfel Kulesi ve Konak Pier ne alaka dediğinizi duyar gibiyim. İkisinin çok önemli bir bağlantısı var. Şöyle ki:

Eyfel Kulesi ismini, inşa ettiren firma sahibi olan Gustave Eiffel'den alıyor. Çoğu kişi mimarının o olduğunu düşünür ama mimarı Stephen Sauvestre. Kule 1887 - 1889 yılları arasında yapılıyor. Bunları öğrendik ama İzmir'le bağlantısı ne?

İzmir bir Levanten şehri biliyorsunuz ve ticaret büyük ölçüde onların elinde. Fransızlar dönemin sadrazamından rıhtım yapmak üzere denizi doldurma iznini alıyorlar ve zaman içinde denizi aşama aşama doldurarak Konak Pier'in olduğu kısmı şimdiki bildiğimiz haline getiriyorlar. İlk başta sadece taş bir bina var ama daha sonra bu gümrük işlerine yeterli gelmeyince bir bina daha yaptırmak istiyorlar. O yıllarda da Paris'te Eyfel Kulesi yapılıyor ve dünya çapında bir ilgi görüyor. Bunun üzerine Levantenlerimiz Gustave Eiffel ile bağlantı kurup İzmir'e yakışacak bir gümrük binası yapmasını istiyorlar. O da Osmanlı topraklarındaki ilk çelik konstrüksiyon binayı 1890 yılında yapıyor. Şimdiki Konak Pier'i yani.



1960 yılından itibaren Türkiye Denizcilik İşletmesi binayı kullanıyor. 1974 yılında (yukarıda görülen taş bina kısmı) Deniz Kuvvetlerine tahsis ediliyor ve halen bu amaçla kullanılmakta. Ama Eiffel'in yaptığı çelik bina kısmı ise balık hali olarak kullanılıyor. Ben ilkokula giderken (1970'lerde) otobüs duraklarına gidip gelirken önünden geçerdim ve balık kokusundan burnumun direği kırılırdı.

 


Daha sonraki yıllarda da belediye burayı otopark olarak kullanmaya başlıyor ve bundan da sonra boşaltılarak kaderine terk ediliyor. Ama sonra birileri bu muhteşem alanın değerlendirilmesi gerektiğini düşünebiliyor ve uzunca bir restorasyon sürecinden sonra 2002 yılında alışveriş merkezi olarak hizmete giriyor.


Havadan görünümde denizin doldurulması daha iyi algılanıyor. Levantenler zamanında iyi ki düşünmüş bunu. Süper bir yer kazandırmışlar İzmirlilere.





Konak Pier benim bir tanem. Oradaki cafeler harika. Denizi içinize çekerek yeyip içmek, sohbet etmek eşsiz. Mağazaları ve sinemasını da seviyorum. Zırt pırt gittiğim bir yer. Hele yazın neredeyse her gün... Bir Ağustos akşamı Konak Pier'de çektiğim bir fotoğrafla yazıyı noktalayayım. Cep telefonuyla çekmiştim ama yine de idare ediyor bence.





11 yorum:

Öznur Korkut dedi ki...

Caanıımmm güzel İzmir'imin geçmişini hikayeleriyle okumak öyle keyif veriyor ki bana, hele ki fotoğraflar eşsiz, yüreğine sağlık canım arkadaşım..

Depresif Ayu dedi ki...

Çok teşekkür ediyorum Öznurcum. Bir İzmir aşığı olarak sizlerle paylaşımda bulunmayı çok seviyorum. Yeni paylaşımlarda görüşmek üzere canım ;)

Zip İşleri dedi ki...

Çok güzel yazı olmuş, ellerine sağlık...

Depresif Ayu dedi ki...

Teşekkür ederim, beğenmene sevindim :)

serpil dedi ki...

Ayvalık'ta Deniziçi Kafe vardır, bana onu hatırlattı, çok güzelmiş.
İlk fırsatta İzmir'e geleceğim.
Sevgiler.

Depresif Ayu dedi ki...

Ayvalık'ta Cumhuriyet Meydanı yakınında denize dik uzanan kırmızımsı yapı değil mi? Yakınındaki cafede ayvalık tostu yerken fotoğraflarını çekmiştim :)

İzmire her zaman bekleriz. Sevgiler :)

Kızlı Erkekli Kedili dedi ki...

Kalkıp geleceğiz sonunda İzmir'e... Ama bavullu falan, temelli hani :)) Yaşanmaz İstanbul'da, biraz da sizin orayı karıştıralım :)Çok güzel bir yermiş Konak Pier, bayıldım, hele ki fotoğraflar muhteşem!

Depresif Ayu dedi ki...

Vallaha iyi yaparsınız. İstanbul ve Ankaradan gelip İzmire yerleşen arkadaşlar var, hayatımız harcanmış şimdiye kadar diyorlar. İzmir gerçekten rahat bir şehir :)

İçimden Anılar dedi ki...

Çok severim çok güzel maaşallah :)

ozgrkdn dedi ki...

çok güzel öyküler,sağolasın)

Depresif Ayu dedi ki...

ozgrkdn teşekkür ederim. bu bloğa büyük bir hevesle başlamıştım ama şevkim kırıldı sonradan. üzüldüm, çünkü yapmayı çok istediğim bir şeydi. neyse artık :)))